
Ama öte yandan karşılıklı vizeler kaldırılacaksa bence iyi olur, rahatlar burdaki Türk çalışanları.. Bir de bizim Vecihi misali üç ayda bir kızı isteyip babasından alamayan Bahadır’ın evlilik işini halletse varya tam süper olur...
Gezilerim, Fotoğraflarım, Hikayelerim, Sinema, Müzik, Yaşam ve biraz da Trabzon.. kısaca Tüm Eserlerim...
Bugün bakıyorum, sağolsunlar en başta yerel medyamız olmak üzere herkes Hoca’yı nasıl kovarız onun peşinde.. (Geçen yıl da Ersun Yanal'ı çok güzel harcamışlardı) Broos memleketinde Trabzon ile ilgili bazı gözlemlerini anlatmış, Trabzon’daki yerel medyaya bakıyorum sanki adam bize küfretmiş.. Adam hayatında ilk defa ezan duyuyor, alışamadım diyor, biz onu rahatsız olmuş sevmiyormuş ezan sesini şeklinde anlıyoruz… Bu kadar da insafsızlık olmaz. Adam Belçika’da hayatında silah görmemiş belki, burda bolca görünce garibine gidiyor bunu da memleketinde paylaşıyor, ama biz bundan da nem kapıyoruz…
Öte yandan efsane başkanımız Mehmet Ali Yılmaz var, son günlerde Fanatik gazetesi başta olmak üzere (Serhat Demirtaş’ta yolunu bulmuştur bu şekilde) ulusal medyada boy gösteriyor. Trabzonspor’un kötü gidişatından bir rant elde edip tekrar kulübün başkanı olurmuyum diye düşünüyorr. Mehmet Ali Yılmaz, sanki kulübü kendine borçlandırıp, kulübün gelirlerine temlik koydurtan, Ogün ve Abdullah gibi isimleri Fenerbahçe’ye satıp Trabzonspor’un marka değerini düşüren kendi değilmiş gibi tekrar başkan olmanın hayallerini kuruyor. Ama Trabzon’da kendisine duyulan antipati henüz dinmiş değil, boşuna hayal kuruyor…
Sözün özü, Trabzon’da kafalar değişmedi ve değişmeyecek gibi.. İnsanlar hala Trabzonspor’a zarar vermenin yarışı içerisinde ve malesef Sadri Başkan’da bu girdapa kapılmış durumda.. Önümüzdeki günlerde ve yıllarda bu günlerimizi arayabiliriz, benden söylemesi…