img { max-width: 560px; width: expression(this.width > 560 ? 560: true); }

4 Temmuz 2009 Cumartesi

www.Gezihikayeleri.com

Facebook ile ilkokul arkadaşlarınız ve unutmak istediğiniz insanlar tarafından bulunmanın artık demode olduğu ve hatta kal getirdiği günümüzde internet hala şaşırtmaya devam edebiliyor insanı... Bugün size tanıtacağım internet sitesini şans eseri internette gezinirken buldum, www.gezihikayeleri.com adlı bir site.. Siteye girdiğimde üst tarafta iki tane fotoğraftan sağ taraftakini hemen tanıdım tabi, “Aha bizim Cüneyt (Alpgüven) Abi” dedim kendi kendime... Durup dururken bir anda eski bir tanıdık internette karşınıza çıkınca insan bir garip oluyor...




Kim bu Cüneyt Abi derseniz hemen anlatıyım Cüneyt Abi’yle olan hikayemi.. Sene 1998, Fransa’nın ilk ve tek dünya kupasını kazandığı Zidan’ın ismini dünyaya iyice ezberlettiği yaz, 2001 krizinin bile henüz yaşanmadığı, cep telefonlarının antenli bir takoz görünümünde olduğu Pikachu ve Power Rangers’ların yeni nesillerin zihninde kalıcı hasarlar bıraktığı yıl ve yıllar... Benim de üniversitedeki ilk yılımı bitirdiğim, daha “teenager” olarak takıldığım bir yıla tekabül ediyor 1998.

Yaz tatilinde ne yapsak derken, bir şekilde güneyde bir iş ayarlayıp 3-5 kuruş harçlık çıkartırız diyerekten dayımızın da sağolsun yardımıyla Cüneyt Abi’yle tanıştım, ve Cüneyt Abi’nin Kemer Çamyuva’daki Naturland Rest Hotel’deki dalış okulunda yaz boyu çalışmak üzere (haftalık 10 milyon lira ve kalacak yer ve yemek) anlaştık. İzmir’de tanıştık Cüneyt Abi’yle Dayımızın ofisinde ve ordan Antalya’ya beraber (Cüneyt Abi’nin yeni aldığı Twingo marka arabasıyla) gittik. Bu benim için dalış dünyasıyla tanışma ilk defa Karadeniz dışında bir deniz görmek gibi ilk deneyimleri yaşayacağım yazın aynı zamanda fiziksel anlamda çalışmanın ne demek olduğunu gerçekten öğreneceğim bir başlangıç, hayatımda yeni bir sayfaydı.

Cüneyt Abi ve o yazki Kemer anılarım anlatmakla bitmez... Cüneyt Abi’yle İzmir’de tanışıp beraber Antalya’ya giderken yaptığımız ufak trafik kazası, benim Hande Ataizi’yle televizyona çıkmam (bunu bir ara anlatırım ayrıca), yaptığımız dalışlar, Cüneyt Abi’nin o dönemki ortağı Hakan Abi’yle yaşadıklarımız felan çok güzel bir yazdı ama çok da yorucuydu. Zira Cüneyt Abi verdiği paranın karşılığını alıyor (aslında bana para kazanmanın kolay bir şey olmadığını öğretiyordu, bunu ilerleyen yıllarda yurt dışı şantiyelerinin zorluklarının diğer arkadaşlarımdan daha rahat üstesinden gelirken anlayacaktım) sabahtan akşama kadar çalışıyordum. Ne iş yapıyordun derseniz, getir götür, malzemeleri taşı, tüpleri doldur, tekneyi temizle felan... Kaytarmaya meyilli bir adamdım o yıllarda ama sağolsun Cüneyt Abi ona da müsade etmiyordu. Güzel günlerdi, çok şey öğrendim kendisinden, burdan tekrar teşekkür ediyorum herşey için...

Bu arada internet sitesi çok güzel, yeni keşfettiğim için ne sıklıkla güncelleniyor bilemiyorum. Forum kısmı şimdilik biraz tenha. Ama sitede çok güzel gezi anıları ve bilgiler var, takip ediceğiz Cüneyt Abi’mizin hikaylerini... Umarım daha çok gezip daha çok yazar, biz de okuruz bol bol...

Hiç yorum yok: